1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yılmaz Özdil hakkında suç duyurusunda bulunuldu
Yılmaz Özdil hakkında suç duyurusunda bulunuldu

Yılmaz Özdil hakkında suç duyurusunda bulunuldu

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil dini değerlerimizi aşağılayıp, dalga geçmesinden dolayı bir grup Müslüman Çağlayan Adliyesin'de suç duyurusun'da bulundu.

A+A-

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil dini değerlerimizi aşağılayıp, dalga geçmesinden dolayı bir grup Müslüman Özdil hakkında Çağlayan Adliyesin'de suç duyurusun'da bulundu.

Grup adına Kutsala Saygı Derneği başkanı Mehmet Sarı şu basın açıklamasıyla duyurdu.

Malûmunuz olduğu üzere son aylarda ülkemizde özellikle Marmara Bölgesinde yağışların son derece azalması nedeniyle kuraklık ve barajlarımızın kuruması tehlikesi baş göstermiştir. Bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 11 Aralık Cuma günü Cuma namazından sonra bütün camilerde yağmur duası yapılacağı duyurulmuş ve milletimizin yoğun teveccühüyle camilerimizde yağmur duası okunmuş, hususi namazlar kılınmış ve milyonlar hep bir ağızdan yüce Allah'tan rahmet dilemiştir.  

yilmaz-ozdil.jpg
Bu güzel ve anlamlı olayın ardından Sözcü Gazetesi yazarı olan Yılmaz Özdil adındaki şahıs TELE 1 adındaki bir TV kanalında yayınına konuk olduğu Cüneyt Akman adındaki bir gazeteci ile birlikte milyonlarca Müslümanın yağmur duasına çıkıp, Allah'a niyaz etmeleri ile ilgili olarak, bir inanç ve maneviyat hadisesi olan, namaz ve dua ile alay içeren ifadeler kullanmış, kahkahalar eşliğinde istihza ile bahsetmişlerdir. Yılmaz Özdil adındaki şahıs bununla da yetinmemiş, yağmur duasına çıkmanın “insanları Allah’la aldatmak” olduğunu iddia edecek kadar pervasızlaşmıştır.  Bu alaya alma sırasında ise yayının alt metninde "DİYANET YAĞMUR DUASINDA AYARI FAZLA MI KAÇIRDI?" şeklindeki bir soruyla Müslümanlar için hakaret anlamına gelen bir yaklaşımla Müslümanların ibadetleri ve dini duyguları aşağılanmıştır. Dolayısıyla TCK'da yer aldığı şekliyle dini değerlerin alenen aşağılanması suçu işlenmiş, bu pervasızlık karşısında kamu vicdanı derin bir yara almış ve dini değerleri ile alay edilen milletimizin bağrında derin bir infial meydana gelmiştir. Milyonların gözü önünde işlenen bu suçtan dolayı Kutsala Saygı Derneği olarak suç duyurumuzu yapmış bulunuyoruz. Bu başvurumuz sonucunda verilecek olan karar aynı zamanda Türk yargısının millet adına karar verirken, milletin dini değerlerini koruyup korumadığının sağlaması olacaktır. 

4ee849d0-9699-4c76-8fdf-4c89a790735f.jpg


Her şeyden önce şu gerçek hiç bir zaman unutulmamalıdır. Bu topraklar bin yıldır İslâm yurdudur ve Allah'ın (cc) inayetiyle kıyamete kadar İslâm yurdu olarak kalacaktır. Bu gerçeği başa alarak belirtmek isteriz ki; ayarı bozuk olanlar Müslümanların ayarıyla oynayamaz! Hem Müslümanların namaz ve dualarıyla alay edip, hem de ibadetlerine ayar verme cüretinde bulunanlar, zinciri dişleyen köpeğin dişlerinin kırıldığıyla kalması gibi, ancak kendi ayarlarını bozarlar. 
Yağmur duası İslâm dininin inanç ve ibadet esasları içinde önemli bir yeri olan ve Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa'dan (s.a.v.) bugüne kadar İslâm tarihindeki hemen her kuraklık döneminde Müslümanlar tarafından uygulanmış ve biiznillah faydası görülmüş bir uygulamadır. İslâm dini için bu derece önemli olan bir dua ve ibadet olayı ile alay etmek olsa olsa bu toprakların öz değerlerine ve bu değerlerin kendisinden beslendiği İslâm dinine karşı iflâh olmaz bir düşmanlık ile açıklanabilir.  

 

ozdil.jpg
            Üstad Necip Fazıl'ın teşhis ettiği üzere Tanzimat ile yarım yamalak başlayan Batıcılık cereyanı, hemen kendisini takip eden asırda yemişlerini vermiş, bir zamanlar fikriyle ve gücüyle dünyaya nizam veren bu topraklarda  Batı'yı aslıyla anlamak ve muhasebe etmekten mahrum, maymunvari  tarzda Batı taklitçisi 'sözde aydın' bir zümre türemiştir. Bu zümre, kaybedilen aşk ve vecdin ardından fikirde ve ahlâkta görülen bozulma sonucu birkaç asır boyu gün yüzüne çıkan çözülüş ve dağılmayı görüp, elimizin altında kaybedilen cevheri yani İslâm'ı gün yüzüne çıkaracağı yerde, Batı'nın başından beri muharref telâkkilerle kabul ettiği Hristiyanlığa sonunda haklı olarak fakat yine batıl yoldan tepkisini yöneltmesine mukabil kusuru muazzez ve her türlü eksiklikten münezzeh İslâm'da bulmuş, en nihayetinde yüce bir murakabe ve muhasebeden yoksun, kör bir taklitçilikte karar kılmıştır.  


Yazdığı kitabı iki bin beş yüz liraya pazarlayacak kadar istismara batmış bir Yılmaz Özdil'in hâlen daha ekran karşısına çıkartılması, hatta kendisine ilgi ve alaka duyulması başlı başına hayretle karşılanacak bir durumken, sözde aydın geçinen bu şahsın insanlara ders vermeye kalkması da ayrıca dikkate şayan bir durumdur. Konu İslâm olunca söz hakkına sahip nice kimseler, son dönemde görüldüğü üzere sırf karşı cenaha yaranmak adına lince maruz kalmış ve susturulmuşken "Âyinesi iştir kişinin lafına bakılmaz." darb-ı meseli icabı, fiilleriyle kendisini ifade eden bu ve benzer nice şahsın aziz ve mukaddes dinimiz adına atıp tutmak suretiyle ekranları sirk panayırına çevirmesi kabul edilemez ve derhal müdahale edilmesi gereken bir durumdur.


Buna rağmen bu sözde aydın zümresi, televizyon, gazete ve sosyal medya gibi çeşitli mecralarda milletimizin dini değerleriyle alay etmekten çekinmemekte ve ifade özgürlüğü perdesi altında yine Anayasa ile koruma altına alınan "din ve vicdan hürriyeti"ni apaçık bir şekilde ihlâl etmektedir. Hâlbuki genel bir hukuk kaidesi olduğu üzere, hiçbir hak, diğer bir hakkın ihlâli için mazeret olarak ileri sürülemez ve haklar, kamu düzenini sağlamak ve başkalarının hakkının ihlâl edilmesinin önlenmesi gibi sebeplerle kanunlarla sınırlandırılmaktadır. Bu manada ifade özgürlüğü maskesini takmak, kimseye keyfi kabullerle her istediğini beyan etme, içinde yaşadığı toplumun dini değerlerini alay konusu yaparak aşağılama  hakkını vermemektedir.


Günümüzde bir zenci ile alay ederseniz bunun adı ırkçılıktır. Bir Yahudi ile alay ederseniz bunun adı da Antisemitizmdir ve ağır yaptırımlar içerir. Fakat bir Müslüman ile alay ederseniz bu bazılarına göre 'ifade özgürlüğü'dür. Bu ise dünyada ve ülkemizde bolca örneğine rastladığımız çifte standart ve ikiyüzlülüğün en yaygın çeşididir. Yılmaz Özdil adındaki şahıs da dünyada her geçen gün artan İslamofobi hastalığının ülkemizde de bulaşıcı bir virüse dönüştüğünün canlı bir örneğidir. Korona virüs pandemisiyle boğuştuğumuz şu zamanda, pendemiyle nasıl mücadele ediyorsak, en az onun kadar bu tür İslamofobik virüslerle de mücadele etmeliyiz. 
Bu vesileyle biz de burada Yılmaz Özdil ve Cüneyt Akman tarafından gerçekleştirilen programda halkın dini inancının en tabii parçası olan dua ibadeti ile alay edilmesini şiddetle kınıyor ve bu tavırlarından dolayı haklarında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz.   "

 

Haber:Erdem Can
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum