1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Mustafa Kemal'in Cenaze Namazı Türkçe Kılınmış
Mustafa Kemal'in Cenaze Namazı Türkçe Kılınmış

Mustafa Kemal'in Cenaze Namazı Türkçe Kılınmış

Mustafa Kemal Atatürk'ün cenaze namazında Türkçe ezan.CHP'nin ortaya attığı "Türkçe ezan" tartışması, Ulu Önder Atatürk'ün cenaze namazında Türkçe ezan okunması ve Türkçe selam verilmesini akıllara getirdi.

A+A-

Son günlerde CHP'li Öztürk Yılmaz'ın "Ezan Türkçe okunmalı" sözlerinin ardından yaşanan tartışmalar hala sıcaklığını korurken, 10 Kasım'da bugün Mustafa Kemal Atatürk'ün cenaze namazında Türkçe ezan okunması akıllara geldi.

2_8976_1.jpg

Mustafa Kemal Atatürk'ün cenaze namazı ile ilgili "Türkçe ezan ve selam" konusunu köşesine taşıyan Murat Bardakçı, "Ben, namaza katılanlardan iki kişiyi yakinen tanıdım. Uzun bir ömür süren ve 1980’lere kadar hayatta olan bu kişilerden birinden 19 Kasım sabahı Dolmabahçe’de yaşananların teferruatını bir değil birkaç defa dinledim ve işittiklerimi onun ağzından aşağıda naklediyorum:" diyerek şöyle devam etti:

“Dolmabahçe Sarayı’nda katafalka konan cenazenin Ankara’ya nakil günü yaklaşırken, Ankara’dan ‘dinî merasim kat’iyyen yapılmayacak’ şeklinde bir talimat geldiğini işittik. Talimatı hiçbirimiz görmedik, resmen de tebliğ edilmedi ama emir Dolmabahçe’de hemen herkesin dilindeydi.

Yarım saat geçtikten sonra Ankara’dan yeni talimat geldi. ‘Gözlerden uzak bir şekilde, mümkün olduğu kadar az bir cemaatle, dışarıya da hiçbir şekilde aksettirilmeden kılınsın; kat’iyyen fotoğraf çektirilmesin ve namazın kılındığı protokol kayıtlarına da aksettirilmesin’ deniyordu. Makbule Hanım’ın namazın camilerden birinde kılınması yolunda ısrar edebileceği düşünülerek zamanın Diyanet İşleri Reisi Rıfat Efendi’den (Börekçi) sarayda kılınabileceği konusunda fetva da alınmıştı.

Yanlış saymadı isem, cemaat ben dahil olmak üzere 11 kişiden ibaretti. İmamete, Şerefeddin Efendi geçti (dört sene sonra, 1942’de Diyanet İşleri Reisi olacak olan din âlimi Şerefeddin Yaltkaya) ama o senelerde Arapça ezan ile tekbir yasaktı ve ne yapacağımız hususunda kararsızdık... Arapça tekbir getirdiğimiz takdirde devletin, Türkçe okuduğumuz takdirde de Makbule Hanım’ın hışmına uğramamız ve hanımefendinin ‘Yeniden, doğru dürüst kılın’ demesi ihtimali vardı.

Tabutun önünde saf tuttuk, Şerefeddin Efendi imamete geçti, tekbiri ‘Tanrı uludur’ diye Türkçe getirdi, namaza başladık ve Efendi diğer üç tekbiri de Türkçe getirdi. Sıra ‘Esselâmü aleyküm ve rahmetulah’ diye selâma gelmişti, Şerefeddin Efendi her iki selâmı da ‘Esenlik üzerinize olsun’ diye yine Türkçe verdi."

Makbule Hanım, namazın kılınmasını salonun bir köşesinde ağlayarak ve dualar ederek takip etti ve çok şükür korktuğumuza uğramadık... Tekbirin ve selâmların Türkçe olmasına bir şey demedi; belki de ağabeyini kaybetmiş olmanın verdiği elemden farketmemişti. Namaz bittikten sonra kapılar açıldı, askerler geldiler ve tabut saraydan çıkartılıp avludaki top arabasına yerleştirildi...”

3_5405_3.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.