1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. El yaralanmasının ciddiyetine göre yaşam kalitesi olumsuz etkileniyor
El yaralanmasının ciddiyetine göre yaşam kalitesi olumsuz etkileniyor

El yaralanmasının ciddiyetine göre yaşam kalitesi olumsuz etkileniyor

Yaralanmanın ciddiyetine göre kişide fonksiyonel kayıp ve yaşam kalitesine etki edecek özürlülük oluşmaktadır

A+A-

El yaralanmaları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler veren Uzm. Fizyoterapist İpek Murat, “Ülkemizde el yaralanması ile acil servise başvuru oranı yaklaşık yüzde 39,9 ile yüzde 43 civarındadır. Yaralanmanın ciddiyetine göre kişide fonksiyonel kayıp ve yaşam kalitesine etki edecek özürlülük oluşmaktadır” dedi.

İnsan vücudunun en fonksiyonel yapılarından birisi olarak kabul edilen elin aynı zamanda günlük yaşamda en fazla yaralanmaya maruz kaldığına dikkat çeken Medicana Bahçelievler Hastanesi Uzm. Fizyoterapist İpek Murat el yaralanmaları ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’de el yaralanması ile acil servise başvuru oranının yaklaşık yüzde 39,9 – 43 civarında olduğunu dile getiren Murat, “ Acil servise başvuran el yaralanmaları basit yumuşak doku hasarından, tendon, sinir, damar kesileri ve birden fazla uvzun kaybına kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaktadır. Bu yaralanmalar en fazla endüstri sektöründe oluşmakla beraber günlük yaşamda, evde, trafik içerisinde, kamusal alanda veya spor esnasında oluşabilmektedir. El yaralanmasına maruz kalan bireylerde el fonksiyonunda kayıplar meydana gelmektedir. Yaralanmanın ciddiyetine göre kişide fonksiyonel kayıp ve yaşam kalitesine etki edecek özürlülük oluşmaktadır. Bu amaçla uygulanacak gerek çok amaçlı cerrahiler gerekse rehabilitasyon döneminde uygulanacak tedavi prosedürleri ile kayıpların azamiye indirilmesi, kaybedilen el fonksiyonunun geri kazanılması ve hastanın en kısa sürede işe ve sosyal hayata dönüşü hedeflenmektedir’’ şeklinde konuştu.

Tedavi sürecinin başarısı, cerrahi müdahalenin doğruluğu ve rehabilitasyon sürecinde yapılan değerlendirme ve uygulanacak tedavi protokolün yeterliliğine bağlı olduğunu kaydeden İpek Murat, şunları söyledi: ‘’ Hastanın aile, iş ve sosyal hayatının yanı sıra psikolojik durumunun da tedavi sürecine etki edeceği gözden kaçırılmamalı ve değerlendirmeye dahil edilmelidir. Uygulanacak rehabilitasyon programı ile yaralanan yapılarda ağrı ve ödem kontrol altına alınır. Mevcut kaslar gevşetilerek skar doku oluşumu engellenir, zorlayıcı aktiviteler engellenerek eklem hasar riski azaltılır, duyu ve genel motor fonksiyonlar geliştirilir. Egzersiz programı ve elektroterapi yöntemleri ile el fonksiyonunda maksimum kazanım sağlanır. Tüm bu yöntemler ve tedavi programları kişiye özel planlanmalı ve belirlenmelidir. Özenli yapılan cerrahi girişimler, yeterli rehabilitasyon yöntemleri ve hastanın özverisi ile süreç başarılı bir şekilde tamamlanır ve kişinin günlük yaşamına dönüşü sağlanır”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.