1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ayasofya'da tarihi bir ilk Cuma Namazı kılındı
Ayasofya'da tarihi bir ilk Cuma Namazı kılındı

Ayasofya'da tarihi bir ilk Cuma Namazı kılındı

Ayasofya Camiinin 1 Şubat 1935 'de müze olmasının yıldönümünde yüzlerce kişi Cuma namazı için Ayasofya meydanın'da toplandı.1 Şubat 1935'den bu yana Cuma Namazı kılınmadı 84 yıl sonra bir ilk yaşandı

A+A-

Ayasofya Camiinin 1 Şubat 1935 'de müze olmasının yıldönümünde yüzlerce kişi Cuma namazı için Ayasofya meydanın'da toplandı.Grup adına İstanbul eski Alperen Ocakları il başkanı Kürşat Mican ve Gazeteci yazar Hasret Yıldırım basın açıklaması yaptı.Grup Basın açıklamasından sonra olaysız dağıldı.

Kürşat Mican Şu Basın Açıklamasını Okudu.

"Aziz Türk Milleti ! Değerli basın mensupları,
Yüce Allah’ın selamı, rahmeti, inayeti ve hidayeti üzerinize olsun. Bugün burada esaretinin 84. Yılında Ayasofya camimizin esaretinin son bulması için bir araya gelmiş bulunmaktayız.

84 yıl.. Demek odur ki bir nesil alnını bu mübarek mabedde secdeye koymadan göçüp gitti.

29 Ocak 1935 yılında talihsiz bir kararla, şaibeli, sahte imzalarla müzeye çevrilen camimizin esaretiyle birlikte Alem-i İslam’da esaret altına alınmıştır. O günden bugüne İslam Coğrafyası kan ve gözyaşı içerisinde feryad-ı figan etmektedir.
 

51170875_1523689981097908_3411289229525778432_n.jpg
Ne güzel özetler Ayasofya’yı Necip Fazıl Üstat;
 
Demek ki Ayasofya ne taş ne çizgi ne renk ne hacim.. Ne de bütün bunların madde senfonisi.. Sadece mana yalnız mana..
 
Ayasofya’nın kapılarıyla beraber ruhumuzu kilitlediler.. Ruhumuzu kilitlemek için Ayasofya’yı kilitlediler.. Nasıl bütün yollar Roma’ya  çıkarsa, TÜRK MANEVİ KURTULUŞ DAVASININ bütün meseleleri de Ayasofya’ya ve onu esir eden ellere çıkar...

51206401_10216206970941108_4708555367951368192_n.jpg
Bakınız hala şu idrakten yoksunuz: Efendimiz sallallahü aleyhi vesselemin hadis-i şerifinde övgüsüne mazhar olan büyük komutan  atamız Fatih Sultan Mehmet han ve şanlı ordusu bir çok zorluklarla İstanbul’u İslam ile şereflendirmiş,  dünyanın gözbebeği olan İstanbul’u  İslam aleminin başkenti yapmış ve Ayasofya camisini fethin sembolü olarak tüm Müslümanlara miras bırakmıştır
. Ne yazık ki bizler bu mirası koruyamadığımız, sahip çıkamadığımız için şehitlerimizin ve ecdadımızın bedduası altındayız...
 
Bakınız Ayasofya camii Fatih Sultan Mehmet Han hazretlerinin tapulu vakfıdır.  vakfiyesinde açık bir dille  amacı dışında kullanılmamasını vasiyet etmiştir.

50983420_10216206988941558_3689640373442838528_n.jpg
 
Şöyle ki; “ Ben ki İstanbul fatihi aciz kul Sultan Mehmet hanım.
İşte benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tadile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisinin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya  kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler, ve ya yalandan  kendi hesaplarına geçirirlerse, huzurunuzda ifade ediyorum ki   en büyük haramı işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple bu vakfiyeyi kim değiştirirse  Allah’ın Peygamberin  meleklerin bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun azapları hafifletmesin, haşr gününde onların yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse , günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir..
 
Görüldüğü üzere büyük Komutan Ayasofya’ya kurulacak kumpasları temiz kalbiyle o günden hissetmiş ki böyle ibretlik bir vakfiye bırakma gereği duymuştur.
 
EY MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ!!!
 
Ayasofya’nın açılması için mücadele etmek ve Ayasofya’yı artık özgürlüğüne kavuşturmak, bu esaretten kurtarmak  hepimizin boynunun borcudur.
 Eğer Bu topraklar üzerinde ezanı Muhammedîmizle, ay yıldızlı al bayrağımızla huzur içinde yaşıyorsak bunu atamız fatih sultan Mehmet hana borçluyuz.

Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum. Bakınız hali hazırda Ayasofya’nın müze olarak kullanılmasının hiç bir yasal zemini yokken, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu hukuksuzluğa bir an evvel son vermeli, vakfiye olan Ayasofya camimizin illegal gaspını sonlandırmalı, asli hüviyetine döndürmelidir.

Yıllardan beridir restorasyon adı altında ne kadar kiliseye dair emareler varsa üstü açılmış ve Ayasofya'nın cami kimliği yok edilmeye çalışılmıştır. 

Biz kati surette Ayasofya üzerinde ki sözüm ona uzlaştırıcı söylemleri kabul etmiyoruz. Yılın yarısında Cami yarısında Kilise olarak kullanılması veyahut namaz kılınırken müze özelliğinin sürdürülmesi gibi formülleri red ediyoruz. Ayasofya Camii Şerifi Müslüman Türk'ün kırmızı çizgisidir. Yunanistan'ın bu konu hakkında söz söyleme haddi de yoktur. Batı Trakya Türklerinin milli ve dini haklarını gasp eden Yunanistan'ın egemenlik sınırlarımız da olan bir mabede dair görüş bildirmesi kabul edilebilir değildir! 

Ayasofya'ya bilet alarak girmeyi onur kırıcı buluyoruz. Ayasofya Üç beş kuruş için ecnebilerin önünde eğilip terlik çevirenlere minberini mihrabını necis ayaklarıyla çiğnetenlere kızgın bakıyor! 
 
 51489231_1523689907764582_1090582815969378304_n.jpg
ARTIK BU ESARET BİTSİN!!!
 
AYASOFYA YENİDEN HAŞMETLİ GÜNLERİNE ERİŞSİN!!!
 
Eğer bu ağır vebalden kurtulur üzerimizdeki prangaları kırarsak, asıl büyük dirilişimizi gerçekleştirir ve  şanlı tarihimizde olduğu gibi yeniden tüm dünyaya hükmeder, adaleti ve barışı tesis ederiz.
 
Ecdadımız İstanbul’u İslam yapmak için nasıl ki yüreğini, bedenini, gençliğini ortaya koymuşsa biz de ne pahasına olursa olsun, bu şanlı fethin sembolü olan Ayasofya camimizi esaretinden kurtarana kadar mücadelemizi sürdürecek, bu davadan asla vazgeçmeyeceğiz.
 
SÖZLERİMİ ÜSTADIN YÜREKLERİMİZİ TİTRETEN SÖZLERİYLE BİTİRMEK İSTİYORUM..
 
AYASOFYA’YI KAPALI TUTMAK BU TOPRAKLAR ÜZERİNDEKİ VE ALTINDAKİ MÜSLÜMAN TÜRK’ÜN SEMALARI TUTAN LANETİNE HEDEF OLMAKTIR!
 
AYASOFYA’YI KAPALI TUTMAK ALLAH’A SÖVMEYE, KURAN’A TÜKÜRMEYE, TÜRK TARİHİNİ KUBURA ATMAYA, TÜRK İFFETİNİ KİRLETMEYE, TÜRK VATANINI ESİR ETMEYE DENK BİR SUÇTUR.
 
GENÇLER BUGÜN MÜ YARIN MI BİLEMEM FAKAT AYASOFYA AÇILACAK! TÜRK’ÜN BU VATANDA KALIP KALMAYACAĞINDAN ŞÜPHESİ OLANLAR, AYASOFYA’NINDA AÇILIP AÇILMAYACAĞINDAN ŞÜPHE EDEBİLİRLER...
 
AYASOFYA AÇILACAK! HEM DE ÖYLESİNE AÇILACAK Kİ KAYBEDİLEN BÜTÜN MANALAR ZİNCİRE VURULMUŞ KAN REVAN İÇİNDE MASUMLAR GİBİ AĞLAYA AĞLAYA ÜSTÜNÜ BAŞINI YIRTA YIRTA ONUN AÇILAN KAPILARINDAN DIŞARIYA VURACAK..
 
ÖYLESİNE AÇILCAK Kİ BU MİLLETE İYİLİK ETMİŞ SANILAN KÖTÜLERLE, KÖTÜLÜK ETMİŞ SANILAN İYİLERİN GİZLİ DOSYALARI DA ONUN MAHZENLERİNDE ELE GEÇİRİLECEK..
 
AYASOFYA’YI ARTIK ÖNÜNE GEÇİLEMEZ BİR SEL, BU SEL AÇACAK..

Gazeteci Yazar Hasret Yıldırım'da şu açıklamaları yaptı

Kıymetli Hazirûn…
Ayasofya mücadelesini hülasa eden konuşmaların ardından; hayatını Allah-Vatan-Millet yolunda feda etmiş, Türk-İslam davasının yılmaz ve yıkılmaz savaşçısı Osman Yüksel Serdengeçti’nin Ayasofya Davası hakkında kısa bir malumat vererek, Osman ağabeyin Ayasofya Yazısı-Şiiri ile sonlandıracağız inşaallah….
Serdengeçti, 1952 senesinde Ayasofya Camii Kebir’ine yaptığı ziyarette, Ayasofya’yı camileştiren ne varsa, imha edildiğini görünce, bu his yoğunluğunda bir yazı kaleme almıştır. Bu yazı Serdengeçti Mecmuasının Ağustos-1952 tarihli, 17. Sayısında neşredilmiştir.
Yazı neşredildikten sonra, Osman ağabey hakkında MİLLİ MUKAVEMETİ KIRMAK VE TÜRK-YUNAN DOSTLUĞUNA ZARAR VERMEKTEN dava açılmıştır.
Muhakemelerin birinde Osman Yüksel Serdengeçti’nin haykırışı yürekler acısıdır: SAVCILIK BU DAVAYI YANLIŞ YERE GETİRMİŞ. DOSYAYI YUNANİSTAN’A GÖTÜRMÜŞ OLSA, DAHA İYİ OLURDU. SANKİ KARŞIMDA İDDİA MAKAMINDA BİR MÜSLÜMAN TÜRK’Ü DEĞİL, RUM PATRİĞİ ATHENAGORAS’IN MÜMESSİLİNİ GÖRÜYORUM! ÜRPERİYORUM! ÜRPERİYORUM!
Yaklaşık 1 sene devam eden dava sonunda, Osman ağabey beraat etmiş, dava rafa kaldırılmıştır. Netice-i Kelam, Türk tarihine Osman Yüksel Serdengeçti’nin Ayasofya Davası olarak geçen bu muhakemelere sebep olan yazıyı sizlere takdim ediyorum:

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!
Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,
Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!...
Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?
Hani minarelerinden göklere yükselen,
Ta maveradan gelen ezanlar?...
Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?...
Ayasofya ses vermiyor,
Ayasofya bir hoş,
Ayasofya bomboş!...
Hani nerede?
Şu muhteşem minberde,
Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,
Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?...
Ayasofya! Ayasofya!...
Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...
Hani nerede?
Gönüllerden kubbelere,
Kubbelerden gönüllere
Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

Kur'an sesleri dindirilmiş,
Müslümanlar sindirilmiş!...
Allah-Muhammed-Hülafa-i Raşidinin
İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...
Fethin, Fatih'in mabedinden Kitab-ı Mübini,
Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,
Kimin elidir?!...
Söyle Ayasofya, söyle.
Seni puthane yapan hangi delidir?!...
Elleri kurusun, dilleri kurusun!
Ayasofya! Ayasofya!
Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...
Ayasofya,
Ey muhteşem mabet;
Gel etme,
Bizi terketme!...
Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip,
Yine seni camiye çevireceğiz...
Dindaşlarımızla,
Kanlı gözyaşlarımızla,
Abdest alarak secdelere kapanacağız,
Tekbir ve tehlil sadaları boş kubbelerini yeniden dolduracak
İkinci bir fetih olacak,
Ezanlar bu fethin ilanını,
Ozanlar destanını yazacaklar...
Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar, sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek! Şerefelerin yine Allah'ın ve O'nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed'in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak; bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!...
Bu olacak Ayasofya,
Bu muhakkak olacak...
İkinci bir fetih, yine bir ba'sü ba'delmevt...
Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır,
Ayasofya, belki yarından da yakın!..

Özel Haber -Erdem Can - 

Video:

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.